Sorumlu Yurttaş Olarak Yazıyorum
Bir ülke yoksullaşırken, demokrasi güç kaybederken ve vatandaş geleceğinden endişe ederken iktidarın asıl görevi nedir? Koltuğunu korumak mı, yoksa millete hesap vermek mi? Bir ülke düşünün… Çeyrek asra…
Yazıyı oku
Bir ülke yoksullaşırken, demokrasi güç kaybederken ve vatandaş geleceğinden endişe ederken iktidarın asıl görevi nedir? Koltuğunu korumak mı, yoksa millete hesap vermek mi? Bir ülke düşünün… Çeyrek asra…
Yazıyı okuBir ülke düşünün; yüz yıllık Cumhuriyet’in kazanımları bir bir heba ediliyor. Millî varlıklarımızla birlikte millet iradesine yönelik tartışmalar da büyüyor. Bunun son örneklerinden biri olarak Halk TV üzerinden…
Yazıyı okuBir çocuk öldürülüyor, bir diğeri saldırıyor, milyonlarca insan izliyor. Sonra herkes aynı soruyu soruyor: Bu çocuklara ne oluyor? Asıl soru şu: Biz nasıl bir toplum hâline geldik?Her gün…
Yazıyı okuHiçbir olayın, hiçbir skandalın eksik olmadığı bir ülkede yaşıyoruz.Bir gün yasa değişikliği, ertesi gün zam, başka bir gün terör… Bir tarafta tartışmalar, diğer tarafta iddialar, usulsüzlükler, yolsuzluk haberleri…Ve…
Yazıyı okuBir garip zamana düştük… Her şey sanki özünden kopmuş, bazı değerler yer değiştirmiş, ilişkiler ise eski anlamını kaybetmiş gibi. İnsanların birbirine yabancılaştığını, aile bağlarının zayıfladığını, tahammülün giderek azaldığını…
Yazıyı okuBir gün ülkenin böylesine ağır bir kuşatmanın içine gireceğini rüyamızda görsek, herhalde uykumuzdan sıçrayarak uyanır, “Bu mümkün değil!” derdik. Dudaklarımız uçuklar, yüreğimiz sıkışırdı. Oysa bugün geldiğimiz noktaya bakıyorum…
Yazıyı okuHer yıl aynı manzara… Güneydoğu’dan mevsimlik tarım işçileri geliyor. Tarlalarda -bahçede çalışıyor, güneşin altında alın teri döküyor, sezon sonunda kazandıkları birkaç kuruşla memleketlerine dönüyorlar. Biz onları çoğu zaman…
Yazıyı okuBazen insanın sormaktan yorulmadığı, fakat cevabını bir türlü alamadığı sorular vardır. Bugün benim sorum siyasilere de, muhalefete de, iktidara da, kendisini bu ülkenin sahibi ve sorumlusu gören herkese.…
Yazıyı okuOtuz yıla yaklaşan saha gözlemlerim, Karadeniz’de fındık sezonu her başladığında aynı yapısal çelişkiyi önümüze koyuyor. Bir yanda binbir emekle yetiştirilen ürün, diğer yanda ise bu üretimin arkasındaki görünmeyen…
Yazıyı okuBazı insanlar vardır; yaşadıkları şehre yalnızca yıllarını değil, ruhlarını da bırakırlar. Onlar, yaptıkları işlerle olduğu kadar yetiştirdikleri insanlar, ürettikleri eserler ve dokundukları hayatlarla da bir şehrin hafızasında yer…
Yazıyı okuSon günlerde Giresun genelinde mahalle aralarından köylere, sahil şeridinden yayla yollarına kadar her köşe başında yükselen koku ve biriken atık dağları, artık üzerinin örtülemeyeceği bir halk sağlığı krizine…
Yazıyı okuGiresun ve Ordu.. Karadeniz’in en çok emekçiye, en çok toprakla inatlaşan çiftçiye sahip iki şehri. Gerek sarp coğrafyası, gerekse atadan kalma bağıyla bu mirastan vazgeçilemiyor. Ülke ekonomisine her…
Yazıyı okuOrdu ve Giresun, Karadeniz’in en çok emekçiye, en çok toprakla inatlaşan çiftçiye sahip iki şehri. Gerek sarp coğrafyası gerekse atadan kalma bağıyla bu mirastan vazgeçilemiyor. Ülke ekonomisine her…
Yazıyı okuBir zamanlar “Türk” denildiğinde akla gelen yiğitlik, mertlik ve adalet algısı ne yazık ki gözlerimizin önünde kademeli olarak çöküyor. “Yüzyılın projesi” ambalajıyla sunulan illüzyonlar tıkır tıkır işlerken, küresel…
Yazıyı okuSon yıllarda çevremize biraz daha dikkatle baktığımızda, pek çok insanın ortak bir gözleminden söz edildiğini görüyoruz. Kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının arttığını düşünenler var. Bunun yanında beyne…
Yazıyı okuTürkiye, bir zamanlar kendi kendine yetebilen sayılı tarım ülkelerinden biriyken bugün yanlış politikaların bedelini ağır ödüyor.Yıllardır günü kurtaran, üreticiyi değil ithalatı önceleyen tarım politikaları çiftçiyi toprağından kopardı. Mazot,…
Yazıyı okuBir şehrin hafızası vardır. O hafıza bazen eski bir çınarda, bazen yıkılmış bir çeşmede, bazen de yüzyıllardır dimdik ayakta duran bir kalede saklıdır. Giresun Kalesi de işte böyle…
Yazıyı okuBir çocuğun gözyaşı, bir toplumun aynasıdır.Bugün gazetelerin üçüncü sayfalarında, televizyon ekranlarında ve sosyal medyada karşımıza çıkan akran zorbalığı haberlerini izliyor, birkaç dakika üzülüyor, ardından hayatımıza kaldığımız yerden devam…
Yazıyı oku